Çift terapisi, partnerimizi nasıl gördüğümüzü değiştirir mi?
Randomize kontrollü çalışma, 2026
Zor bir anımızda partnerimiz bize ulaşılabilir mi, duyarlı mı, gerçekten yanımızda mı? Duygu odaklı çift terapisi, ilişkiyi bir bağlanma bağı olarak ele alır ve bu soruların yanıtını değiştirmeyi hedefler. İspanyolca konuşulan beş ülkede yürütülen randomize bir çalışma, terapinin çiftlerin birbirini algılayışını gerçekten değiştirip değiştirmediğine baktı. Sonuç, beklenenden daha karmaşık.
- Yayımlandığı yer
- Journal of Marital and Family Therapy, 52(4), e70173, 2026 (açık erişim)
- Yazarlar
- Dania Andrade-Urbina, Martiño Rodríguez-González, María A. Cueli-Naranjo, Alfonso Osorio, Jonathan G. Sandberg
- Araştırma deseni
- Randomize kontrollü çalışmanın ikincil analizi
- Katılımcılar
- Arjantin, Kosta Rika, Guatemala, İspanya ve Meksika’dan 68 çift
Bu araştırma neden yapıldı?
Sue Johnson’ın geliştirdiği duygu odaklı çift terapisinin ilişki doyumunu artırdığını gösteren çalışmalar var. Ancak bunların büyük çoğunluğu İngilizce konuşulan ülkelerde yapıldı. Ayrıca terapinin bu etkiyi kuramın öngördüğü yoldan, yani partnerlerin birbirine daha güvenli bağlanma davranışları göstermesi yoluyla sağlayıp sağlamadığı randomize çalışmalarda pek incelenmedi.
Önceki çalışmalar daha çok kişinin genel bağlanma stiline bakıyordu. Bu çalışma ise gündelik ilişkideki davranışlara odaklandı: Kişi kendisini ve partnerini ne kadar ulaşılabilir, duyarlı ve ilgili görüyor?
Nasıl araştırıldı?
Çalışmaya en az bir yıldır ilişkisi olan, iki partneri de 25 yaşın üzerinde olan ve hafif ya da orta düzeyde ilişki sıkıntısı yaşayan 70 çift katıldı. Çiftler rastgele iki gruba ayrıldı: Bir grup duygu odaklı çift terapisi aldı, diğeri bekleme listesine alındı. İki çift terapi başlamadan ayrıldı ve analizler 68 çiftle yapıldı.
Terapi grubundaki çiftler ortalama 19 seans, her biri yaklaşık 75 dakika süren terapi aldı. Terapiyi, on ikisi bu yaklaşımda sertifikalı olan 17 terapist yürüttü. Çiftler süreç boyunca hem kendi davranışlarını hem de partnerlerinin davranışlarını ulaşılabilirlik, duyarlılık ve ilgilenme açısından değerlendiren kısa bir ölçeği ve ilişki uyumunu ölçen bir ölçeği doldurdu.
Ne bulundu?
Gruplar karşılaştırıldığında anlamlı fark yalnızca bir noktada çıktı: Terapi alan kadınlar, terapi sonunda partnerlerini daha ulaşılabilir, duyarlı ve ilgili algıladı; bekleme listesindeki kadınlarda bu artış görülmedi. Erkeklerde iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Erkekler kendi davranışlarını hem terapi hem de bekleme grubunda zamanla daha olumlu değerlendirdi.
Seans seans yapılan analizde, terapi grubundaki katılımcıların partnerlerini algılayışı her seansta biraz daha olumlu hale geldi. Yirmi seans sonunda bu değişim küçük ile orta arası bir etkiye karşılık geliyordu. Hem kendini hem de partnerini daha güvenli bağlanma davranışları gösteriyor olarak algılamaktaki artış, ilişki uyumundaki artışla birlikte görüldü.
Bu araştırma bize ne söylüyor?
- Bu çalışmada duygu odaklı çift terapisinin bağlanma davranışlarına etkisi beklenenden daha sınırlıydı; en net değişim kadınların partnerlerini algılayışında görüldü.
- Partnerin ulaşılabilir ve duyarlı algılanması, ilişki uyumunun artmasıyla birlikte gidiyor; bu, yaklaşımın kuramsal varsayımıyla uyumlu.
- Değişim bir anda değil, seanslar boyunca kademeli olarak gerçekleşti.
Peki neyi söylemiyor?
- Erkeklerde değişim olmadığını kesin olarak göstermez. Örneklem küçüktü ve araştırmacılar küçük etkileri yakalamak için yeterli güçlerinin olmayabileceğini belirtiyor.
- Bağlanma davranışlarındaki değişimin ilişki doyumunu artırdığını göstermez. İkisi birlikte değişti; hangisinin diğerine yol açtığı bu desenle ayırt edilemez.
- Etkinin kalıcı olup olmadığını söylemez. İzlem verileri bu analizde incelenmedi.
- Başka bir çift terapisine göre üstün olduğunu göstermez; karşılaştırma bekleme listesiyle yapıldı.
- Her çifte genellenemez. Katılımcıların çoğu eğitim düzeyi yüksek, kadın ve erkekten oluşan çiftlerdi. Kullanılan ölçeklerden bazıları İspanyolca konuşan topluluklarda henüz tam olarak doğrulanmamıştı.
Okuyucu için ne anlama gelebilir?
İlişkilerde “Bana ulaşabilir misin, beni duyuyor musun?” sorusunun yanıtı yalnızca partnerin ne yaptığına değil, onu nasıl algıladığımıza da bağlı. Bu çalışma, bu algının değişebileceğini, ama bu değişimin zaman aldığını ve herkeste aynı biçimde görülmeyebileceğini düşündürüyor.
Bir araştırmanın beklenen her sonucu bulamaması da değerli bir bilgidir. Bu çalışmanın yazarları sonuçlarını olduğu gibi raporlamış; bu da hangi soruların daha büyük ve uzun izlemli çalışmalarla yanıtlanması gerektiğini gösteriyor.
Bu yazıda başka araştırmacıların hakemli bir dergide yayımlanan çalışmasını özetliyorum; çalışmanın yazarları arasında değilim. Bulguları makalede yazılanın ötesine taşımamaya ve yorumlarımı bulgulardan ayırmaya özen gösterdim. Ayrıntılar ve sınırlılıkların tamamı için makalenin kendisine başvurabilirsiniz. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; kişisel bir değerlendirmenin, tanının ya da tedavinin yerini tutmaz. Çift ve aile terapisiyle çalışan bir klinik psikolog olduğumu da belirtmek isterim; bu yazının amacı bir terapi yaklaşımını tanıtmak değil, bir araştırmanın bulgularını aktarmaktır.
Künye
Andrade-Urbina, D., Rodríguez-González, M., Cueli-Naranjo, M. A., Osorio, A. ve Sandberg, J. G. (2026). Attachment behavior change following emotionally focused couple therapy: A randomized controlled trial with Spanish-speaking couples. Journal of Marital and Family Therapy, 52(4), e70173. https://doi.org/10.1111/jmft.70173
Makale açık erişimlidir; tam metnine DOI bağlantısından ulaşabilirsiniz.
Yaklaşımın kuramsal kökenleri için Sue Johnson sayfasına ve Bağlanma Atlası’na bakabilirsiniz. Bilim Ne Söylüyor? bölümündeki diğer yazılar.
Dr. Muttalip Alçay
Klinik psikolog ve Antalya Belek Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi. Çocuk, ergen, yetişkin ve çiftlerle psikoterapi; psikolojik ve bilişsel değerlendirme.
Bunları da beğenebilirsiniz
Sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığına riski hangi yaşta daha büyük?
19 Ekim 2026
Terapinin etkisi, terapi bittikten sonra da sürer mi?
19 Ekim 2026