DEHB tedavilerinin etkisinden ne kadar emin olabiliriz?
Şemsiye inceleme, 2025
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) üzerine bilgi bolluğu kadar bilgi kirliliği de var. İlaçlar, terapiler, diyetler, beyin egzersizleri, nörofeedback… Her biri için “işe yarıyor” diyen bir araştırma bulmak mümkün. The BMJ’de yayımlanan geniş bir uluslararası inceleme, bu dağınık tabloyu tek bir soruyla toparlamaya çalıştı: Hangi tedavinin etkisi var ve bu etkiden ne kadar emin olabiliriz?
- Yayımlandığı yer
- The BMJ, 391, e085875, Kasım 2025 (açık erişim)
- Yazarlar
- Corentin J. Gosling, Samuele Cortese ve uluslararası bir araştırma ekibi
- Araştırma deseni
- Şemsiye inceleme: meta-analizlerin sistematik incelemesi
- Kapsam
- 31 tedavi, 24 sonuç ölçüsü, 221 yeniden hesaplanmış meta-analiz
Bu araştırma neden yapıldı?
DEHB çocukların yaklaşık %5’inde görülüyor ve birçok kişide belirtiler yetişkinliğe kadar sürebiliyor. Tedavileri inceleyen çok sayıda meta-analiz var. Ancak bunlar çoğu zaman yalnızca birkaç tedaviye odaklanıyor, aynı tedavi için birbiriyle çelişen sonuçlar verebiliyor ve kanıtın kalitesini her zaman değerlendirmiyor.
Araştırmacılar, hem uzmanların hem de DEHB ile yaşayan kişilerin güvenilir bir özet istediğini belirtiyor. Bu nedenle ilaç ve ilaç dışı tedavileri, farklı yaş grupları ve farklı sonuçlar için aynı yöntemle değerlendiren bir inceleme yaptılar ve bulguları herkese açık bir internet platformunda paylaştılar.
Nasıl araştırıldı?
Şemsiye inceleme, tek tek araştırmaları değil, o araştırmaları birleştiren meta-analizleri inceleyen bir yöntemdir. Ekip, Ocak 2025’e kadar altı bilimsel veri tabanını taradı. DEHB tanısı almış kişilerde bir tedaviyi plasebo ya da bekleme listesi gibi pasif bir karşılaştırma koşuluyla kıyaslayan randomize kontrollü çalışmaların meta-analizlerini aldı.
Her bir soru için, yani “hangi yaş grubunda, hangi tedavi, hangi sonuç üzerinde?” sorusu için en yeni ve yöntem açısından en sağlam meta-analiz seçildi. Araştırmacılar bu meta-analizlerin özet sonuçlarına güvenmek yerine, içlerindeki çalışmaların verilerini aynı istatistiksel yöntemle yeniden hesapladı. Sonuçta 31 tedavinin 24 farklı sonuç üzerindeki etkisini gösteren 221 meta-analiz elde edildi.
Her bulgu için kanıtın kesinliği GRADE adı verilen bir sistemle yüksek, orta, düşük ya da çok düşük olarak derecelendirildi. Etkiler kısa (yaklaşık 12 hafta), orta (26 hafta) ve uzun dönem (52 hafta) için ayrı ayrı incelendi. Çalışma kamu kaynaklarıyla finanse edildi; yazarlardan bazıları ilaç şirketlerinden ders ya da danışmanlık ücreti aldıklarını makalede beyan etti.
Ne bulundu?
Çocuk ve ergenlerde, kısa dönemde beş ilacın (metilfenidat, amfetaminler, atomoksetin, alfa-2 agonistleri ve viloksazin) DEHB belirtilerini azalttığına dair orta ya da yüksek kesinlikte kanıt bulundu. En tutarlı sonuç metilfenidata aitti: Klinisyen, ebeveyn ve öğretmen değerlendirmelerinin hepsinde büyük bir etki görüldü. İlaç dışı tedavilerin hiçbiri bu yaş grubunda orta ya da yüksek kesinliğe ulaşamadı. Bilişsel davranışçı terapi ve akupunktur kâğıt üzerinde büyük görünen etkiler gösterdi. Ancak bu sonuçlar düşük kesinlikteki kanıtlara dayanıyordu.
Yetişkinlerde metilfenidat, atomoksetin ve bilişsel davranışçı terapi (BDT), orta düzeyde etkiyle ve en az orta kesinlikte kanıtla öne çıktı. BDT’nin etkisi, klinisyen değerlendirmelerine göre bu ilaçlarınkiyle benzer büyüklükteydi. Farkındalık (mindfulness) temelli uygulamalar gibi bazı yöntemler büyük görünen etkiler gösterdi, ama kanıtın kesinliği düşük ya da çok düşüktü.
Altı ay ve bir yıl gibi daha uzun dönemlerde ise tablo değişti: Hiçbir tedavi için, ne ilaç ne ilaç dışı, orta ya da yüksek kesinlikte kanıt bulunamadı. Yan etkiler açısından yetişkinlerde metilfenidat ve atomoksetin kullananlar tedaviyi yan etkiler nedeniyle plaseboya göre daha sık bıraktı. Çocuklarda bu fark amfetaminlerde görüldü, metilfenidat ve atomoksetinde anlamlı değildi. İlaç dışı tedavilerin yan etkileri ise araştırmalarda nadiren raporlanmıştı.
Bu araştırma bize ne söylüyor?
- Kısa dönemde DEHB belirtilerini azaltma konusunda en güçlü kanıt ilaç tedavilerine ait; çocuklarda en tutarlı sonuçlar metilfenidatta görülüyor.
- Yetişkinlerde bilişsel davranışçı terapi, orta kesinlikte kanıtla belirtileri azaltabildiği gösterilen ilaç dışı yöntem.
- “Büyük etki” ile “güvenilir kanıt” aynı şey değil: Birçok ilaç dışı yöntemin parlak sonuçları küçük ve yöntemsel sorunları olan çalışmalara dayanıyor.
- Uzun dönem etkiler konusunda, hangi tedavi olursa olsun, henüz güvenilir bilgimiz yok.
Peki neyi söylemiyor?
- İlaç dışı yöntemlerin işe yaramadığını söylemez. “Kanıtın kesinliği düşük” demek “etkisiz” demek değildir; daha iyi tasarlanmış araştırmalara ihtiyaç olduğu anlamına gelir. Yazarlar, örneğin davranışsal yaklaşımlarla ilgili az sayıda meta-analize ulaşabildiklerini ve bu alanda daha kapsamlı analizlerin sürdüğünü belirtiyor.
- Bir kişinin hangi tedaviden yararlanacağını söylemez. Sonuçlar grup ortalamalarına dayanıyor; araştırmacılar sonuçları cinsiyete ya da tanının konduğu yaşa göre ayrıştıramadı.
- İlaç ve terapinin birlikte kullanılmasının etkisi hakkında çok az şey söyler. Uygulamada sık başvurulan bu birleşik yaklaşımlarla ilgili veri sınırlıydı.
- Belirtilerdeki azalmanın gündelik yaşamdaki karşılığını tam olarak göstermez. Okul başarısı, yaşam kalitesi ve duygu düzenleme gibi sonuçlar için kanıt çok daha sınırlıydı.
- Bir tedavi önerisi değildir. Yazarlar, amaçlarının klinik öneri yapmak değil, hekimlerin, uzmanların ve ailelerin birlikte karar vermesine yardımcı olacak şeffaf bir kanıt tabanı sunmak olduğunu vurguluyor.
Okuyucu için ne anlama gelebilir?
DEHB söz konusu olduğunda “en iyi tedavi hangisi?” sorusu yerine şu soruları sormak daha yararlı olabilir: Bu tedavi hangi yaş grubunda, hangi sonuç için ve ne kadar güvenilir kanıtla destekleniyor? İnternette “mucize” olarak sunulan yöntemlerle karşılaştığınızda, etkinin büyüklüğü kadar kanıtın kesinliğini de sormak önemli.
Araştırmacıların hazırladığı platform (ebiadhd-database.org, İngilizce) her tedavinin etkisini ve kanıt düzeyini yaş gruplarına göre gösteriyor. İlaç tedavisiyle ilgili kararlar hekim değerlendirmesi gerektirir; beklenen yararlar ve olası yan etkiler kişinin kendi durumu üzerinden konuşulmalıdır.
Bu yazıda başka araştırmacıların hakemli bir dergide yayımlanan çalışmasını özetliyorum; çalışmanın yazarları arasında değilim. Bulguları makalede yazılanın ötesine taşımamaya ve yorumlarımı bulgulardan ayırmaya özen gösterdim. Ayrıntılar ve sınırlılıkların tamamı için makalenin kendisine başvurabilirsiniz. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; kişisel bir değerlendirmenin, tanının ya da tedavinin yerini tutmaz.
Künye
Gosling, C. J., Garcia-Argibay, M., De Prisco, M., … Cortese, S. (2025). Benefits and harms of ADHD interventions: Umbrella review and platform for shared decision making. The BMJ, 391, e085875. https://doi.org/10.1136/bmj-2025-085875
Makale açık erişimlidir; tam metnine DOI bağlantısından ulaşabilirsiniz.
Bilişsel davranışçı terapinin kökenleri için Aaron T. Beck sayfasına bakabilirsiniz. Bilim Ne Söylüyor? bölümündeki diğer yazılar.
Dr. Muttalip Alçay
Klinik psikolog ve Antalya Belek Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi. Çocuk, ergen, yetişkin ve çiftlerle psikoterapi; psikolojik ve bilişsel değerlendirme.
Bunları da beğenebilirsiniz
Çift terapisi, partnerimizi nasıl gördüğümüzü değiştirir mi?
19 Ekim 2026
Sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığına riski hangi yaşta daha büyük?
19 Ekim 2026