Francine Shapiro
EMDR, 1948–2019
Güvenliği, aşamalı çalışmayı ve rahatsız edici anıların işlenmesini önemsemek.
Travma odaklı
Kısa yaşam öyküsü
Francine Shapiro 1948’de New York’un Brooklyn semtinde doğdu. Brooklyn College’da İngiliz edebiyatı alanında lisans ve yüksek lisans yaptı ve New York Üniversitesi’nde edebiyat doktorasına başladı. 1979’da, tezini yazmaya hazırlanırken kanser tanısı aldı. Kendi anlatımına göre bu deneyim, stresin zihin ve beden üzerindeki etkisine ilgi duymasına yol açtı. Kaliforniya’ya taşındı ve 1988’de San Diego’daki Professional School of Psychological Studies’ten klinik psikoloji doktorasını aldı. Palo Alto’daki Zihinsel Araştırmalar Enstitüsü’nde (MRI) kıdemli araştırmacı olarak çalıştı, EMDR Enstitüsü’nü ve afet bölgelerinde gönüllü destek ve eğitim veren EMDR İnsani Yardım Programları’nı (HAP) kurdu. 2019’da 71 yaşında öldü.

Yaşamdan kurama
Shapiro’nun anlatımına göre EMDR kişisel bir gözlemden doğdu. 1987 baharında bir parkta yürürken rahatsız edici düşüncelerinin kendiliğinden azaldığını, o sırada gözlerinin hızla iki yana hareket ettiğini fark ettiğini yazar. Bu gözlemi önce kendisi üzerinde, sonra arkadaşları ve atölye katılımcılarıyla denedi; yaklaşık altı ay içinde 70 kadar kişiyle çalışarak standart bir yöntem geliştirdi. Kanser deneyiminin stres ve iyileşme konusundaki merakını beslediğini söyler. Bazı eleştirmenler bu “tesadüfi keşif” öyküsünü ve yöntemin kökenlerini sorgulamıştır; bu nedenle öykü, Shapiro’nun kendi anlatımı olarak okunmalıdır.
Kuram nasıl doğdu?
Shapiro yöntemine başlangıçta Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma (EMD) adını verdi, çünkü o dönemde davranışçı bir çerçevede çalışıyor ve kaygıyı azaltmaya odaklanıyordu. 1989’da Journal of Traumatic Stress’te yayımlanan ve tecavüz, istismar ve savaş travması yaşamış 22 kişiyle yapılan kontrollü çalışması yöntemi tanıttı. 1990’da, yöntemin yalnızca duyarsızlaştırma değil anıların yeniden işlenmesi olduğunu vurgulamak için adını EMDR olarak değiştirdi. Kuramsal çerçevesini Uyumsal Bilgi İşleme (AIP) modeli olarak tanımladı. Kitabının son baskısında, yeniden adlandırabilseydi yönteme “yeniden işleme terapisi” diyeceğini yazar; göz hareketleri yöntemin bileşenlerinden yalnızca biridir.
İnsana bakışı
Uyumsal Bilgi İşleme modeline göre zihin, tıpkı beden gibi kendini iyileştirme eğilimindedir: Yaşanan olaylar normalde işlenir ve öğrenilmesi gerekenlerle birlikte belleğe uygun biçimde yerleşir. Çok sarsıcı ya da yoğun bir yaşantı ise bu sistemi aşabilir; anı, o anki görüntüler, duygular, bedensel duyumlar ve inançlarla birlikte işlenmemiş bir biçimde depolanır. Benzer bir durumla karşılaşıldığında bu ham malzeme bugünü renklendirir; Shapiro’nun ifadesiyle “geçmiş şimdidedir.” Sorunlar yalnızca büyük travmalardan değil, çocukluktaki aşağılanmalar gibi sık rastlanan “küçük t” yaşantılardan da doğabilir.
Temel kavramlar
- Uyumsal Bilgi İşleme (AIP)
- Belirtilerin, yeterince işlenmemiş ve işlevsel olmayan biçimde depolanmış anılardan kaynaklandığını öne süren model.
- İki yönlü uyarım
- Göz hareketleri, sağ-sol dokunuşlar ya da seslerle verilen dönüşümlü uyarım.
- Çifte dikkat
- Kişinin bir yandan anıya, bir yandan da şimdiki andaki uyarıma dikkat vermesi.
- Olumsuz ve olumlu biliş
- Anıyla bağlantılı olumsuz kendilik inancı (örneğin “Güvende değilim”) ve kişinin onun yerine inanmak istediği olumlu inanç.
- Üç yönlü protokol
- Sırasıyla geçmişteki kaynak anıların, bugünkü tetikleyicilerin ve gelecekte istenen tepkilerin ele alınması.
Terapi süreci
Terapinin amacı
Sarsıcı anıları artık bugünü rahatsız etmeyecek biçimde yeniden işlemek; olumsuz inançların yerine daha uyumlu inançların yerleşmesini ve kişinin gelecekte daha işlevsel tepkiler vermesini sağlamak.
Terapistin rolü
Terapist süreci yapılandıran ve danışanın güvenliğini ve dengesini gözeten bir rehberdir; işleme sırasında araya fazla girmez, danışanın zihninin kendi yolunu izlemesine izin verir.
Terapi odasında
EMDR sekiz aşamalı bir terapidir. İlk aşamalarda terapist danışanın öyküsünü alır, bir tedavi planı yapar ve danışana zorlandığında kullanabileceği sakinleşme becerilerini öğretir. Ardından çalışılacak anı seçilir: Danışan anının en sarsıcı görüntüsünü, onunla bağlantılı olumsuz inancı, duyguları ve bedenindeki duyumları belirler ve rahatsızlık düzeyini 0 ile 10 arasında puanlar. İşleme aşamasında danışan anıyı aklında tutarken terapistin parmaklarını gözleriyle izler ya da dönüşümlü dokunuşlar alır; her setin ardından “Şimdi ne fark ediyorsunuz?” diye sorulur. Rahatsızlık azaldıkça olumlu inanç güçlendirilir, beden taranır ve seans danışan dengede kalacak biçimde kapatılır.
Başlıca teknikler
- Öykü alma ve hazırlık
- İşlemeye geçmeden önce danışanın güvenliğini, kaynaklarını ve dengesini değerlendirmek.
- Güvenli yer ve kaynak geliştirme
- Danışanın zor anlarda başvurabileceği sakinleştirici imge ve becerileri güçlendirmek.
- Duyarsızlaştırma ve yeniden işleme
- Anıya odaklanırken kısa iki yönlü uyarım setleri uygulamak.
- Yerleştirme ve beden taraması
- Olumlu inancı anıyla birleştirmek ve bedende kalan gerginliği aramak.
- Kapanış ve yeniden değerlendirme
- Seansı güvenli biçimde bitirmek ve sonraki seansta kazanımların kalıcılığını gözden geçirmek.
“Bu anıyla çalışmak için ne tür bir güvenlik ve hazırlık gerekir?”
Bu soru, yaklaşımı anlaşılır kılmak için yazılmıştır; Francine Shapiro tarafından söylenmiş bir söz değildir.
Hangi alanlarda kullanılıyor?
EMDR en çok travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde kullanılır. Kaygı, fobiler, yas, kronik ağrı ve sarsıcı yaşantıların izlerini taşıyan diğer sorunlarda da uygulanmakta ve araştırılmaktadır. Afet ve savaş bölgelerinde grup protokolleriyle de kullanılır.
Günümüzde nasıl değerlendiriliyor?
APA Psikoterapi El Kitabı’nda (2024) Pole ve Rasco, EMDR’nin travma sonrası stres bozukluğu için güçlü kanıta sahip olduğunu aktarır; bir meta-analizde etkin olmayan kontrol koşullarına göre büyük bir etki bulunmuştur. EMDR, ABD Gaziler ve Savunma Bakanlıkları ile Uluslararası Travmatik Stres Çalışmaları Derneği’nin (ISTSS) kılavuzlarında ilk sıra, Amerikan Psikoloji Derneği’nin 2017 kılavuzunda ise ikinci sıra tedaviler arasında yer alır. Dünya Sağlık Örgütü de 2013’te EMDR’yi travma sonrası stres için önerilen tedaviler arasına almıştır. Göz hareketlerinin tedaviye özgül bir katkısı olup olmadığı ise uzun süre tartışılmıştır: Shapiro bu katkıyı destekleyen meta-analizlere dikkat çekerken bazı araştırmacılar etkinin büyük ölçüde maruz bırakma öğelerinden kaynaklandığını savunur.
Güçlü yanları
- Travma tedavisinde, anıyı uzun uzun ayrıntılı anlatmayı gerektirmeyen ve iyi tolere edilen bir seçenek sundu.
- Farklı yaklaşımların öğelerini yapılandırılmış bir protokolde birleştirdi.
- Afet bölgelerinde gönüllü destek ve eğitim geleneği oluşturdu.
Sınırlılıkları
- Göz hareketlerinin özgül katkısı ve yöntemin etki mekanizması tartışmalıdır.
- Uyumsal Bilgi İşleme modelinin nörobiyolojik temelleri henüz netleşmemiştir.
- Karmaşık travma ve çözülme (dissosiyasyon) yaşayan danışanlarla yalnızca ileri eğitimli terapistlerce ve uzun bir hazırlıkla çalışılmalıdır.
Bu sayfa EMDR’nin kimler için uygun olduğunu belirlemez. EMDR uzman değerlendirmesi ve özel eğitim gerektirir.
Başlıca eserler
- Efficacy of the eye movement desensitization procedure in the treatment of traumatic memories (1989, makale)
- Eye Movement Desensitization and Reprocessing: Basic Principles, Protocols, and Procedures (1995; 3. baskı 2018)
- Getting Past Your Past (2012)
Kaynaklar
- Shapiro, F. (2018). Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) Therapy: Basic Principles, Protocols, and Procedures (3. baskı). Guilford Press.
- Pole, N. ve Rasco, L. (2024). Traumatic disorders. F. T. L. Leong (Ed.), APA Handbook of Psychotherapy, Cilt 1 içinde. Amerikan Psikoloji Derneği.
- Shapiro, F. (1989). Efficacy of the eye movement desensitization procedure in the treatment of traumatic memories. Journal of Traumatic Stress, 2(2), 199–223.
- ABD Gaziler Bakanlığı Ulusal TSSB Merkezi: EMDR
Bu sayfadaki metinler yukarıdaki kaynaklardan yararlanılarak özgün olarak yazılmıştır.