Steven C. Hayes

Kabul ve kararlılık terapisi (ACT), 1948 doğumlu

Zor düşüncelerle mücadele etmek yerine değerlerin yönünde hareket etmek.

Bilişsel ve davranışçı

Kısa yaşam öyküsü

Steven C. Hayes 1948’de doğdu. Lisans eğitimini Kaliforniya’daki Loyola Marymount Üniversitesi’nde psikoloji alanında tamamladı ve 1977’de West Virginia Üniversitesi’nde klinik psikoloji doktorasını aldı. Kuzey Carolina Üniversitesi’nin Greensboro kampüsünde öğretim üyesi olarak çalıştı; 1986’dan bu yana Nevada Üniversitesi’nde (Reno) çalışmaktadır. Davranış analizi geleneğinden gelir ve insan dilinin ve düşüncesinin işleyişini açıklayan İlişkisel Çerçeve Kuramı’nı geliştiren ekibe önderlik etmiştir. Bağlamsal Davranış Bilimi Derneği’nin (ACBS) kurucuları arasında yer alır ve dünyada en çok atıf alan psikologlar arasında gösterilir.

Yaşamdan kurama

Hayes’in kuramı doğrudan kendi yaşadığı kaygıyla bağlantılıdır. 1978’de, 29 yaşında Greensboro’da genç bir öğretim üyesiyken katıldığı gergin bir bölüm toplantısında ilk panik atağını yaşadı; söz almak istediğinde konuşamadığını anlatır. Sonraki yıllarda panik giderek hayatını daralttı. Kendi anlatımına göre kaygıyla savaştıkça ve onu kontrol etmeye çalıştıkça kaygı daha da büyüyordu. Dönüm noktası, kaygıyı yok etmeye çalışmak yerine ona yer açmayı ve değer verdiği şeylere doğru yürümeyi seçtiği an oldu. ACT’nin “kaçınma yerine kabul, kontrol yerine değerlere bağlı eylem” formülü bu kişisel deneyimin klinik bir dile çevrilmesidir.

Kuram nasıl doğdu?

ACT’nin kökleri, Hayes ve öğrencilerinin “kapsamlı uzaklaşma” adı verilen erken bir müdahale üzerinde çalıştığı 1980’lerin başına uzanır. Hayes, Kirk Strosahl ve Kelly Wilson’la birlikte yöntemi geliştirdi ve 1999’da yayımlanan Acceptance and Commitment Therapy kitabıyla geniş çevrelere tanıttı. Yaklaşımın arkasında iki temel vardır: işlevsel bağlamsalcılık adlı felsefi bakış ve dilin, insanların olaylar arasında ilişkiler kurmasını nasıl sağladığını açıklayan İlişkisel Çerçeve Kuramı. ACT, DBT ve bilinçli farkındalığa dayalı bilişsel terapiyle birlikte bilişsel davranışçı terapilerin “üçüncü dalgası” olarak anılır.

İnsana bakışı

ACT’ye göre acı çekmek insan olmanın doğal bir parçasıdır; asıl sorun acının kendisi değil, ondan kaçmak için verdiğimiz mücadeledir. Dil sayesinde geçmişi hatırlayabilir ve geleceği hayal edebiliriz, ama aynı yetenek bizi düşüncelerimizle iç içe geçmiş, onlara gömülü hale de getirebilir. Rahatsız edici düşünce ve duygulardan kaçınmaya çalıştıkça yaşamımız daralır. Amaç düşünceleri ve duyguları değiştirmek değil, onlarla ilişkimizi değiştirmek ve onlar varken de değer verdiğimiz yönde hareket edebilmektir. Hayes bu kapasiteye psikolojik esneklik der.

Temel kavramlar

Psikolojik esneklik
Şimdiki anla açık biçimde temas ederek, değerlere hizmet eden davranışı sürdürebilme ya da değiştirebilme kapasitesi.
Deneyimsel kaçınma
İstenmeyen düşünce, duygu ve bedensel duyumlardan, uzun vadede yaşamı daraltsa da kaçınma çabası.
Bilişsel ayrışma
Düşünceleri gerçeğin kendisi değil, zihnin ürettiği sözcükler ve imgeler olarak fark etmek.
Bağlam olarak benlik
Düşüncelerin ve duyguların gelip geçtiği, onları gözleyen ve onlardan daha geniş olan bakış açısı.
Değerler ve kararlı eylem
Kişinin yaşamında neyin önemli olduğunu belirlemesi ve bu yönde somut adımlar atması.

Terapi süreci

Terapinin amacı

Danışanın psikolojik esnekliğini artırmak: kontrol edilemeyen iç deneyimleri kabul etmesine, düşüncelerinden ayrışabilmesine ve değerleriyle uyumlu bir yaşam kurmasına yardım etmek.

Terapistin rolü

Terapist, danışanla aynı insani mücadeleyi paylaşan eşit bir yol arkadaşıdır; yaşantısal alıştırmalar, metaforlar ve bilinçli farkındalık uygulamalarıyla çalışır.

Terapi odasında

Bir ACT seansında terapist danışana kaygıyı nasıl yok edeceğini öğretmeye çalışmaz; bunun yerine şimdiye kadar denediği kontrol yollarının uzun vadede ona neye mal olduğunu birlikte incelerler. Metaforlar sık kullanılır: Yolcular, yani düşünceler, bağırıp dursa da otobüsü kendi seçtiği yönde sürmeye devam eden bir şoför gibi. Danışan “Başaramayacağım” düşüncesini “Başaramayacağım diye bir düşüncem var” biçiminde yeniden söylemeyi deneyebilir. Ardından danışan için neyin gerçekten önemli olduğu konuşulur ve bu değerlere doğru atılacak küçük, somut adımlar planlanır.

Başlıca teknikler

Yaratıcı umutsuzluk
Danışanın kontrol çabalarının işe yaramadığını yargısız biçimde fark etmesi ve yeni bir yola açılması.
Ayrışma alıştırmaları
Düşünceleri adlandırma, yavaşça tekrarlama ya da şarkı gibi söyleme gibi yollarla onlarla mesafe kurma.
Metaforlar
Otobüsteki yolcular ya da bataklık gibi imgelerle soyut süreçleri yaşantısal olarak anlatmak.
Değerleri netleştirme
İlişkiler, iş ve sağlık gibi alanlarda kişinin neyi önemsediğini belirlemek.
Bilinçli farkındalık
Şimdiki ana açık ve meraklı biçimde dikkat verme pratikleri.
Bu yaklaşımın sorabileceği bir soru

“Bu düşünce sizinle birlikte gelse bile, önemli bulduğunuz yönde hangi adımı atabilirsiniz?”

Bu soru, yaklaşımı anlaşılır kılmak için yazılmıştır; Steven C. Hayes tarafından söylenmiş bir söz değildir.

Hangi alanlarda kullanılıyor?

ACT kaygı, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, kronik ağrı, madde kullanımı, psikoz ve kronik hastalıklara uyum gibi geniş bir alanda kullanılır. Tanıdan bağımsız bir yaklaşım olduğu için iş yerinde stres, spor psikolojisi ve okul programları gibi klinik dışı ortamlara da uyarlanmıştır.

Günümüzde nasıl değerlendiriliyor?

ACT üzerine bugüne kadar yüzlerce randomize kontrollü çalışma yapılmıştır. Meta-analizler ACT’nin kaygı, depresyon, kronik ağrı ve madde kullanımı gibi sorunlarda bekleme listesine ve olağan bakıma göre etkili olduğunu, yerleşik BDT ile ise genellikle benzer sonuçlar verdiğini göstermektedir. Amerikan Psikoloji Derneği’nin klinik psikoloji bölümü, kronik ağrıda ACT’yi güçlü araştırma desteğine sahip tedaviler arasında sayar. Eleştirmenler ise erken çalışmaların bir bölümünün yöntemsel olarak zayıf olduğunu ve ACT’nin BDT’den ne ölçüde farklı olduğunun tartışmalı kaldığını belirtir.

Güçlü yanları

  • Belirtilerle savaşmak yerine yaşamın anlamına odaklanan, tanılar arası bir çerçeve sundu.
  • Dile ilişkin temel bir davranış kuramıyla klinik uygulamayı birleştirdi.
  • Klinik dışı alanlara kolayca uyarlanabilir.

Sınırlılıkları

  • Bağlam olarak benlik gibi bazı kavramlar soyut ve ölçülmesi güçtür.
  • BDT’den farkı ve özgül etki mekanizmaları tartışmalıdır.
  • Kabul vurgusu, değiştirilebilecek koşulların da kabullenilmesi gerektiği biçiminde yanlış anlaşılabilir.

ACT, olumsuz duygulara katlanmayı zorunlu kılmak ya da koşulları değiştirmekten vazgeçmek anlamına gelmez.

Başlıca eserler

  • Acceptance and Commitment Therapy (Strosahl ve Wilson’la, 1999; 2. baskı 2012)
  • Relational Frame Theory (Barnes-Holmes ve Roche’la, 2001)
  • Get Out of Your Mind and Into Your Life (Smith’le, 2005)
  • A Liberated Mind (2019)

Kaynaklar

Bu sayfadaki metinler yukarıdaki kaynaklardan yararlanılarak özgün olarak yazılmıştır.

Psikoterapi atlasındaki tüm kuramcılar ya da kısa keşif