Alfred Adler

Bireysel psikoloji, 1870–1937

Davranış yalnız geçmişten değil, yöneldiği amaçtan da anlaşılabilir.

Psikodinamik ve yeni-Freudcu

Kısa yaşam öyküsü

Adler, 1870’te Viyana yakınlarında doğdu. Çocukluğunda raşitizm ve ağır bir zatürre geçirdi; bu deneyimlerin, hekim olma kararında ve sonradan yetersizlik duygusuna verdiği önemde payı olduğu sıkça anılır. Viyana Üniversitesi’nde tıp okudu ve 1902’de Freud’un çalışma grubuna katıldı. 1930’larda ABD’de ders verdi; 1937’de bir konferans gezisi sırasında İskoçya’nın Aberdeen kentinde öldü.

Alfred Adler, 1925
Fotoğraf: Deutsche Gesellschaft für Individualpsychologie e.V., 1925. CC BY-SA 3.0 DE lisansıyla; siyah-beyaz ve kırpılmış olarak aynı lisansla kullanılmıştır. Wikimedia Commons, lisans

Kuram nasıl gelişti?

Adler, cinsel dürtülere yapılan vurguya karşı çıkarak 1911’de Freud’un çevresinden ayrıldı ve kendi yaklaşımına bireysel psikoloji adını verdi. Kuramını hekimlik deneyimleri, eğitimcilerle yaptığı çalışmalar ve 1920’lerde Viyana’da kurduğu çocuk rehberlik merkezlerindeki gözlemleri üzerine geliştirdi. İnsan Doğasını Anlamak (1927) bu görüşleri geniş okura taşıdı.

Temel fikir

Bir davranışı anlamak için yalnızca geçmişteki nedenlerine değil, kişinin ulaşmaya çalıştığı amaca da bakmak gerekir. İnsan, yetersizlik duygusunu aşma ve bir yere ait olma çabası içindedir; sosyal ilgi, yani başkalarıyla iş birliği ve topluma katkı, sağlıklı gelişimin ölçütüdür.

Temel kavramlar

Yaşam üslubu
Kişinin kendisine, başkalarına ve dünyaya yaklaşma biçimine ilişkin, erken yaşlarda biçimlenen örüntü.
Sosyal ilgi
Başkalarıyla iş birliği, aidiyet ve toplumsal yarara yönelme.
Aşağılık duygusu
Eksiklik deneyimi ve bunu aşmaya yönelik çabayla ilişkilendirilen kavram.
Bu bakışın sorabileceği bir soru

“Bu davranışın sizi götürmeye çalıştığı yer neresi olabilir?”

Bu soru, kuramı anlaşılır kılmak için yazılmıştır; Alfred Adler tarafından söylenmiş bir söz değildir.

Günümüzde nasıl değerlendiriliyor?

Adler’in amaç ve toplumsal bağlam vurgusu, sonraki pek çok yaklaşımı etkiledi. Buna karşılık doğum sırasının kişiliği belirlediğine dair klasik çıkarımları geniş araştırmalarda tutarlı biçimde doğrulanmamıştır.

Her güçlüğü bir üstünlük çabasına ya da gizli bir amaca indirgemek doğru değildir.

Başlıca eserler

  • Sinirli Karakter Üzerine (1912)
  • İnsan Doğasını Anlamak (1927)

Kaynaklar

Kişilik kuramları atlasındaki tüm kuramlar, bir yaşantıya farklı bakışlar ya da kısa keşif