Araştırmalarımdan

Başarılı olmak, iyi hissetmek anlamına gelir mi?

Araştırmalarımdan: hakemli makale, 2026

Özel yetenekli gençler çoğu zaman “nasılsa başarılı, bir sorunu yoktur” diye anlatılır. Prof. Dr. Esra Ceyhan’la birlikte yürüttüğümüz bu çalışmada, Bilim ve Sanat Merkezlerine devam eden yaklaşık beş yüz lise öğrencisinin depresif belirtilerini ve bu belirtilerle ilişkili olabilecek etkenleri inceledik.

Yayımlandığı yer
Gifted Child Quarterly, 2026 (çevrim içi önyayın)
Araştırma deseni
Kesitsel, ilişkisel tarama
Katılımcılar
10 ilde BİLSEM’e devam eden 497 lise öğrencisi
İncelenen etkenler
Öz düzenleme, anne baba tutumları, öz anlayış, akran ilişkileri

Bu araştırma neden yapıldı?

Özel yetenekli çocuk ve ergenlerin ruh sağlığı konusunda alan yazın ikiye bölünmüş durumda. Bazı araştırmalar bu gençlerin akranları kadar ya da onlardan daha iyi uyum sağladığını gösteriyor; bazıları ise eşzamansız gelişim, mükemmeliyetçilik ve yoğun duyarlılık gibi özellikler nedeniyle bazı zorluklara daha açık olabileceklerini öne sürüyor.

Bu tartışmada sık karşılaşılan bir sorun, etkenlerin tek tek ele alınması. Biz öz düzenleme becerilerini, anne baba tutumlarını, gencin kendine nasıl davrandığını ve akran ilişkilerini aynı modelde birlikte inceleyerek hangisinin depresif belirtilerle daha güçlü ilişkili olduğunu görmek istedik.

Nasıl araştırıldı?

Aksaray, Alanya, Antalya, Eskişehir, Finike, İstanbul, Isparta, İzmir, Kırşehir ve Samsun’daki Bilim ve Sanat Merkezlerine devam eden, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından resmî olarak özel yetenekli tanılanmış 497 lise öğrencisi çalışmaya katıldı. Öğrencilerin yarıdan biraz fazlası kızdı; büyük çoğunluğu genel zihinsel yetenek alanında tanılanmıştı.

Öğrenciler, ailelerinin onayıyla, okul saatlerinde ve rehber öğretmen gözetiminde depresif belirtileri, öz düzenlemeyi, algıladıkları anne baba tutumlarını, kendilerine yönelik şefkat ve acımasızlığı ve akran ilişkilerini ölçen ölçekleri doldurdu. Verileri aşamalı regresyon analizleriyle, önce tüm örneklemde, sonra kızlar ve erkekler için ayrı ayrı inceledik. Çalışma için etik kurul ve Bakanlık izinleri alındı.

Ne bulundu?

Gençlerin depresif belirti puanlarının ortalaması, kullandığımız ölçeğin “orta” düzey aralığındaydı (ortalama 15,98). Bu bir tanı değil, gençlerin kendi bildirdikleri belirti düzeyidir. Kızların puanları erkeklerden biraz daha yüksekti; fark küçük boyutluydu. Sınıf düzeyine göre bir fark görülmedi. En yakın arkadaşı da özel yetenekli olan öğrencilerin puanları biraz daha düşüktü.

Depresif belirtilerle en güçlü ilişkili etken, gencin hata ve zorluk karşısında kendine sert, yargılayıcı ve acımasız davranması oldu. Bu ilişki hem kızlarda hem erkeklerde açıktı. Öz düzenleme tek başına ele alındığında belirtilerle ilişkiliydi; ancak kendine yönelik acımasızlık modele eklendiğinde bu ilişki anlamlı olmaktan çıktı. Kendine yönelik şefkat ise diğer etkenler hesaba katıldığında anlamlı bir yordayıcı olmadı.

Anne babanın gencin kendi düşüncelerine ve kararlarına alan açması, yani psikolojik özerkliğini desteklemesi, daha düşük belirtilerle ilişkiliydi. Arkadaşlardan yardım görmek ve korunmak daha düşük, arkadaşlarla çatışma ise daha yüksek belirtilerle birlikte görülüyordu. Bütün etkenler birlikte, depresif belirti puanlarındaki farklılıkların yaklaşık %62’sini açıkladı.

Bu araştırma bize ne söylüyor?

  • Özel yetenekli olmak, depresif belirtilere karşı kendiliğinden bir koruma sağlamıyor; bu örneklemdeki ortalama belirti düzeyi göz ardı edilecek gibi değildi.
  • İncelenen etkenler içinde depresif belirtilerle en güçlü ilişkili olanı, gencin kendine karşı sert ve yargılayıcı tutumuydu.
  • Gencin özerkliğini destekleyen bir ebeveyn tutumu ve destekleyici arkadaşlıklar, daha düşük belirtilerle birlikte görülüyordu.
  • Kızlarda ve erkeklerde benzer ama tamamen aynı olmayan örüntüler vardı: Kızlarda arkadaşlardan yardım ve çatışma, erkeklerde arkadaşlar tarafından korunma öne çıktı.

Peki neyi söylemiyor?

  • Neden-sonuç ilişkisi göstermez. Veriler tek bir zamanda toplandı; kendine acımasızlığın depresif belirtilere yol açtığını mı, yoksa depresif hissetmenin kişiyi kendine karşı sertleştirdiğini mi gösterdiğini bu desenle ayırt edemeyiz.
  • Özel yetenekli gençlerin diğer gençlerden daha depresif olduğunu göstermez; araştırmada özel yetenekli olmayan bir karşılaştırma grubu yoktu.
  • Bir tanı çalışması değildir. Kullanılan ölçek belirti düzeyini gösterir; klinik görüşme yapılmadı.
  • Bütün özel yetenekli gençlere genellenemez. Katılımcılar BİLSEM’e devam eden ve çoğunlukla genel zihinsel yetenek alanında tanılanmış öğrencilerdi.
  • Açıklanan %62’lik oran yüksek görünse de, bütün bilgiler aynı gençlerin kendi bildirimlerine dayandığı için bu oranın olduğundan yüksek çıkmış olabileceğini makalede biz de belirttik.

Okuyucu için ne anlama gelebilir?

Başarılı görünen bir gencin iç dünyasında neler olduğunu merak etmek önemli. “Bu notu alamazsam hiçbir değerim yok” gibi kendine yönelik sert cümleler, dışarıdan fark edilmeden yaşanabilir.

Bulgularımız, bu gençlerle çalışırken yalnızca kendine iyi davranmayı öğretmeye değil, kendine yönelik sert ve yargılayıcı iç sesi fark edip yumuşatmaya odaklanmanın değerli olabileceğini düşündürüyor. Gencin kendi düşüncelerine ve kararlarına alan açan bir aile tutumu ve güvenli arkadaşlıklar da koruyucu olabilir. Bunlar yönelim önerileridir; bu çalışma bir müdahalenin etkisini sınamadı.

Bu yazıda, araştırmacılardan biri olarak kendi çalışmamızı anlatıyorum. Bulguları makalede yazdığımızın ötesine taşımamaya özen gösterdim; ayrıntılar ve sınırlılıkların tamamı için makalenin kendisine başvurabilirsiniz. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; kişisel bir değerlendirmenin yerini tutmaz.

Künye

Alçay, A. ve Ceyhan, E. (2026). Examining depression levels among gifted individuals. Gifted Child Quarterly. Çevrim içi önyayın. https://doi.org/10.1177/00169862261457574

Makalenin cilt, sayı ve sayfa bilgileri henüz atanmamıştır.

Aynı konudaki diğer çalışmalarımız: yetersizlik duygusu ve kendine acımasızlık ile BDT temelli grup çalışması. Tüm araştırmalarım ve yayın arşivi.

Başarılı olmak, iyi hissetmek anlamına gelir mi? için yorumlar kapalı

Klinik psikolog ve Antalya Belek Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi. Çocuk, ergen, yetişkin ve çiftlerle psikoterapi; psikolojik ve bilişsel değerlendirme.