Mario Mikulincer ve Phillip R. Shaver

Yetişkinlikte bağlanma sistemi, 1990’lardan bugüne

Destekleyici birinin yalnızca hatırlanması bile, güvensizlik yaşayan birine bir süreliğine güven duygusu verebilir.

Yetişkinlikte bağlanma sistemi

Araştırmacılar

Mario Mikulincer, İsrail’deki Reichman Üniversitesi’nde (eski adıyla IDC Herzliya) psikoloji profesörüdür ve bu kurumda yönetim görevleri de üstlenmiştir; İsrail’in saygın EMET Ödülü’nü almıştır. Stres, öğrenilmiş çaresizlik, depresyon ve savaş travması üzerine çalışırken bağlanma kuramına yöneldi.

Phillip R. Shaver, California Üniversitesi, Davis’te onursal profesördür ve Uluslararası İlişki Araştırmaları Derneği’nin başkanlığını yapmıştır. İkili, on beş yılı aşkın yoğun bir ortak çalışmayla yetişkin bağlanmasının en kapsamlı başvuru kitabı olan Attachment in Adulthood’u yazdı.

Mario Mikulincer portresi, 2004
Fotoğraf: Kobi Kalmanovitz, 2004. CC BY-SA 3.0 lisansıyla; siyah-beyaz olarak kullanılmıştır. Wikimedia Commons, lisans

Yaşamdan kurama

Mikulincer, savaş travması ve çaresizlik araştırmalarında üç benzerlik fark ettiğini anlatır: Yetişkinlerdeki çaresizlik ebeveynin ulaşılamazlığını, travma sonrası istemsiz anılar kaygılı örüntüyü, kaçıngan başa çıkma ise kaçıngan örüntüyü andırıyordu. Shaver ise yalnızlığın güvensiz bebek örüntülerine benzediğini görmüştü. Her ikisi de bağlanma kuramına kendi araştırma sorularından ulaştı.

Model nasıl işler?

Mikulincer ve Shaver’ın modeli üç karar noktası içerir. Önce bir tehdit algılanır ve bağlanma sistemi etkinleşir. Ardından bağlanma figürünün ulaşılabilir olup olmadığı değerlendirilir. Figür ulaşılabilirse hissedilen güven ve olumlu duygularla beslenen bir “genişlet ve inşa et” döngüsü başlar; kişi dünyayı keşfetmeye ve başkalarına bakım vermeye daha açık olur.

Figür ulaşılamıyorsa üçüncü soru gelir: Yakınlık aramak hâlâ bir seçenek mi? Yanıt evetse aşırı etkinleştirme, yani tetikte olma, felaketleştirme ve geviş getirme; hayırsa devre dışı bırakma, yani dikkati başka yöne çevirme, bastırma ve kendine yetme stratejileri devreye girer. Yazarlar bu “seçimin” çoğunlukla bilinçdışı ve geçmiş yaşantılarla biçimlenmiş olduğunu vurgular.

Model, kişinin hem kalıcı eğilimlerinin hem de o anki bağlamın etkili olduğunu öngörür. Herkeste güvenli, aşırı etkinleştirici ve devre dışı bırakıcı çalışan modeller bir arada bulunur; değişen, bunların ne kadar kolay erişilebilir olduğudur.

Temel kavramlar

Aşırı etkinleştirme
Ulaşılmaz görünen bir figürün ilgisini çekmek için yakınlık arayışını yoğunlaştırma; bağlanma kaygısıyla ilişkilidir.
Devre dışı bırakma
Hayal kırıklığından korunmak için bağlanma ihtiyacını bastırma; kaçınmayla ilişkilidir.
Güvenlik uyarımı
Destekleyici figürlerin zihinsel temsillerini deneysel olarak etkinleştirme: bir isim, bir fotoğraf ya da destekleyici birini hatırlama.
Güvenliğe dayalı benlik temsilleri
Kişinin kendisine, bir zamanlar ona şefkatle davranılan biçimde davranabilmesi; yazarlar bunu öz şefkatle ilişkilendirir.

Güvenlik uyarımı ne gösterdi?

Destekleyici figürlerin hatırlatılması, bilinç eşiğinin altında sunulduğunda bile duygu durumunu iyileştirdi, nötr uyaranlara daha olumlu bakılmasını sağladı ve duygusal toparlanmayı hızlandırdı. Birkaç gün boyunca tekrarlanan uyarımlar bağlanma kaygısını geçici olarak azalttı. Bu bulgular, bağlanma güvenliğinin yalnızca geçmişte kalmış bir özellik değil, bugünkü ilişkilerle de beslenebilen bir durum olduğunu düşündürür.

Kuramın sorduğu soru

“Yetişkin bir insan tehdit karşısında kime, nasıl yönelir ve bu yönelim engellendiğinde ne olur?”

Bugün nasıl değerlendiriliyor?

Güçlü yanlar

  • Yetişkin bağlanmasını deneysel yöntemlerle, bilinçdışı süreçler dahil sınanabilir kıldı.
  • Öz bildirim ölçeklerinin örtük süreçleri ve fizyolojik tepkileri yordadığını gösterdi.
  • Şefkat, özgecilik ve affetme gibi olumlu psikoloji konularına uzandı.

Sınırlılıklar

  • Görüşmeye dayalı gelenekten gelen araştırmacılar öz bildirim ölçeklerinin yeterliliğini sorguluyor.
  • Uyarım etkilerinin çoğu kısa sürelidir; kalıcı değişim için daha çok çalışma gerekiyor.
  • Yazarlar güvenli bağlanmanın “kutsanmaması” gerektiğini, bunun bir garanti değil bir temel olduğunu vurgular.

Başlıca eserleri

  • Mikulincer, Florian ve Tolmacz, bağlanma tarzları ve ölüm korkusu (1990)
  • Mikulincer ve Shaver, The attachment behavioral system in adulthood (2003)
  • Mikulincer ve Shaver, Boosting attachment security to promote mental health, prosocial values, and inter-group tolerance (2007)
  • Attachment in adulthood: Structure, dynamics, and change (2007; 2. baskı 2016)

Öz şefkat ve kendine yönelik iç ses üzerine Şema terapi atlasındaki Sağlıklı Yetişkin kavramı da benzer bir düşünceye dayanır.

Kaynaklar

  • Mikulincer, M. ve Shaver, P. R. (2016). Attachment in adulthood: Structure, dynamics, and change (2. baskı). Guilford Press, s. 4–6, 27–46, 56–64, 142, 517–518.
  • Mikulincer, M. ve Shaver, P. R. (2016). Adult attachment and emotion regulation. J. Cassidy ve P. R. Shaver (Ed.), Handbook of attachment: Theory, research, and clinical applications (3. baskı, s. 507–533). Guilford Press.

Bu sayfadaki metinler yukarıdaki kaynaklardan yararlanılarak özgün olarak yazılmıştır.

Bağlanma atlasındaki tüm araştırmacılar, yakınlık haritası ya da doğru bilinen yanlışlar