Heinz Kohut

Kendilik psikolojisi, 1913–1981

Anlaşılma, aynalanma ve kendilik bütünlüğü ihtiyacını derinlemesine düşünmek.

Derinlik psikolojisi

Kısa yaşam öyküsü

Heinz Kohut 1913’te Viyana’da, kültürlü bir Yahudi ailenin tek çocuğu olarak doğdu; babası yetenekli bir piyanistti. Viyana Üniversitesi’nde tıp okudu. Nazi Almanyası’nın Avusturya’yı ilhakının ardından 1939’da ülkeden ayrıldı; kısa bir süre İngiltere’de kaldıktan sonra 1940’ta Chicago’ya yerleşti. Önce nöroloji ve psikiyatri alanında çalıştı, ardından Chicago Psikanaliz Enstitüsü’nde eğitim aldı ve uzun yıllar orada ders verdi. Klasik psikanalizin sadık bir temsilcisi olarak tanındı ve 1964–65’te Amerikan Psikanaliz Derneği’nin başkanlığını yaptı. 1970’lerde kendilik psikolojisini geliştirdi ve 1981’de Chicago’da öldü.

Heinz Kohut portresi, 1971
Fotoğraf: bilinmeyen fotoğrafçı, 1971 tarihli bir kitap kapağından. Kamu malı. Wikimedia Commons

Yaşamdan kurama

Kohut’un kuramı, kendilik duygusunun ne kadar kırılgan olabileceğini ve başkalarının onu nasıl ayakta tuttuğunu anlatır. Genç yaşta vatanını, mesleki çevresini ve tanıdığı dünyayı bırakıp yeni bir ülkede sıfırdan başlamak zorunda kalması, birçok yorumcuya göre bu temaları kişisel olarak tanımasına yol açtı. 1979’da yayımladığı ve aynı danışanın iki ayrı analizini karşılaştırdığı “Bay Z’nin İki Analizi” adlı vaka yazısının büyük ölçüde otobiyografik olduğu, biyografi yazarlarınca ileri sürülmüştür. Klinik deneyimi ise belirleyiciydi: Narsisistik sorunlar yaşayan danışanlarının klasik yorumlar karşısında kendilerini anlaşılmamış hissedip kötüleştiğini, empatik bir anlayışla ise toparlandığını gözlemledi.

Kuram nasıl doğdu?

Kohut 1959’da yayımladığı “İçebakış, Empati ve Psikanaliz” makalesinde, psikanalizin gözlem aracının empati olduğunu, yani analistin danışanın iç dünyasına bir tür “dolaylı içebakışla” ulaştığını savundu. Narsisistik kişilik sorunları yaşayan danışanlarla çalışırken onların analiste karşı geliştirdiği özel aktarım biçimlerini, yani aynalama ve idealleştirme aktarımlarını tanımladı. Kendiliğin Çözümlenmesi (1971) bu gözlemleri klasik dürtü kuramı içinde anlatmaya çalışıyordu; Kendiliğin Yeniden Yapılanması (1977) ise kendiliği kuramın merkezine yerleştirerek Freud’un dürtü modelinden açıkça ayrıldı. Kendilik psikolojisi bugün ilişkisel ve özneler arası psikanalizin önemli kaynaklarından biridir.

İnsana bakışı

Kohut’a göre psikolojik sağlığın temeli, uyumlu ve canlı bir kendilik duygusudur. Çocuk bu duyguyu, onu sevinçle gören, yani aynalayan; sakinliğine ve gücüne yaslanabileceği, yani idealleştirebileceği; ve kendine benzer hissettiği kişilerle yaşadığı ilişkilerde geliştirir. Bu ihtiyaçlar yeterince karşılanmadığında kendilik kırılgan kalır; kişi kolayca incinir, öfkelenir ya da kendini boş hisseder. Kohut, Freud’un iç çatışmalarla boğuşan “suçlu insan”ına karşılık, potansiyelini gerçekleştiremeyen “trajik insan”dan söz eder.

Temel kavramlar

Kendilik
Kişinin kendine ilişkin deneyimini düzenleyen, özsaygıyı ve süreklilik duygusunu taşıyan merkez.
Kendilik nesnesi
Kendiliği ayakta tutan ve deneyimlenme biçimiyle kişinin bir parçası gibi işlev gören ilişkiler.
Aynalama
Kişinin varlığının ve başarılarının sevinçle görülüp onaylanması ihtiyacı.
İdealleştirme ve ikizlik
Güçlü ve sakin bir figüre yaslanma ihtiyacı ile başkalarına benzer hissetme ve onlarla bir arada olma ihtiyacı.
Optimal engellenme
Katlanılabilir düzeydeki empati kopukluklarının, kişinin bu işlevleri zamanla kendi içinde geliştirmesine yol açması.

Terapi süreci

Terapinin amacı

Kendilik duygusunu güçlendirmek; kişinin incinebilirliğini anlamasına ve özsaygısını, kendini yatıştırma ve amaçlarına yönelme kapasitelerini kendi içinde geliştirmesine yardım etmek.

Terapistin rolü

Terapist, danışanın deneyimini onun bakış açısından anlamaya çalışan empatik bir kendilik nesnesi işlevi görür; ilişkide yaşanan kopuklukları fark edip onarır.

Terapi odasında

Kendilik psikolojisi odaklı bir terapide terapist, danışanın neden kırıldığını, öfkelendiğini ya da içine kapandığını onun deneyimi içinden anlamaya çalışır. Örneğin terapist bir seansı iptal ettiğinde danışan derin bir değersizlik duygusu yaşayabilir; bu tepki direnç olarak değil, bir ihtiyacın işareti olarak ele alınır. Terapist önce danışanın duygusunu anladığını gösterir, ardından bu deneyimin geçmişteki benzer yaşantılarla bağlantısını birlikte düşünürler. Empatideki kaçınılmaz kopuklukların fark edilip onarılması, terapinin en önemli değişim anları olarak görülür.

Başlıca teknikler

Dolaylı içebakış
Danışanın iç dünyasına onun gözünden bakmaya çalışarak anlamak; Kohut’un empati tanımı.
Önce anlamak, sonra açıklamak
Danışanın deneyimini yansıtıp kabul ettikten sonra kökenleri üzerine yorum yapmak.
Kendilik nesnesi aktarımlarını izleme
Danışanın terapistten aynalanma, idealleştirme ya da benzerlik beklentilerini anlamak.
Kopma ve onarım
İlişkide yaşanan incinmeleri konuşup onarmayı terapinin parçası haline getirmek.
Bu yaklaşımın sorabileceği bir soru

“O anda görülmesini ya da anlaşılmasını en çok istediğiniz şey neydi?”

Bu soru, yaklaşımı anlaşılır kılmak için yazılmıştır; Heinz Kohut tarafından söylenmiş bir söz değildir.

Hangi alanlarda kullanılıyor?

Kendilik psikolojisi özellikle özsaygı sorunları, narsisistik incinebilirlik, eleştiriye aşırı duyarlılık, boşluk duygusu ve ilişkilerde tekrar eden kırılmalarla çalışırken kullanılır. Kavramlarından çift terapisinde, ebeveynlikte ve eğitimde de yararlanılır.

Günümüzde nasıl değerlendiriliyor?

Kendilik psikolojisine özgü randomize kontrollü çalışmalar azdır; yaklaşım genellikle psikodinamik psikoterapilerin geniş kanıt tabanı içinde değerlendirilir. APA Psikoterapi El Kitabı’nda (2024) Gelso ve Kline, psikodinamik ve ilişkisel terapilerin en az diğer büyük yaklaşımlar kadar etkili olduğunu gösteren çok sayıda çalışmayı özetler. Kohut’un empatiye ve ilişki kopukluklarının onarımına verdiği önem, terapötik ittifakın kopması ve onarılması üzerine yapılan güncel araştırmalarla da uyumludur.

Güçlü yanları

  • Narsisizmi bir ahlaki kusur değil, kırılgan bir kendiliğin işareti olarak anlamayı sağladı.
  • Empatiyi psikanalizin merkezine taşıdı.
  • İlişkisel ve özneler arası psikanalizin önünü açtı.

Sınırlılıkları

  • Kavramları soyuttur ve ölçülmesi güçtür.
  • Kendine özgü kontrollü araştırmalar sınırlıdır.
  • Eleştirmenlere göre çatışmanın ve saldırganlığın rolünü fazla geri plana itmiştir.

Kendilik psikolojisi psikanalitik geleneğin bir koludur; yalnızca özsaygıyı yükseltmeyi hedefleyen basit bir yöntem değildir.

Başlıca eserler

  • Kendiliğin Çözümlenmesi (1971)
  • Kendiliğin Yeniden Yapılanması (1977)
  • Bay Z’nin İki Analizi (1979, makale)
  • Analiz Nasıl İyileştirir? (1984, ölümünden sonra)

Kaynaklar

Bu sayfadaki metinler yukarıdaki kaynaklardan yararlanılarak özgün olarak yazılmıştır.

Psikoterapi atlasındaki tüm kuramcılar ya da kısa keşif