-
Kararsızlıkla Yolculuk
“Kalma çok kararsız, sonra olursun hiç yararsız.” Demiş atalarımız. Peki nedir bizi bu yararsız, düşünceli yapan kararsızlık? Bazen karşımıza, istediğimiz hedefe ulaşmak için seçim yapmamız gereken birden fazla yol çıkar. Bu yollardan hangisinin bize uygun ve en iyi olduğunu, hangi yolda daha mutlu olacağımızı düşünce sarmalı şeklinde doldurur zihin. Bu düşünce sarmalı da karasızlığı doğurur. Peki bu kararsızlık hangi durumlarda çıkar karşımıza? Kararsızlığıyla ün yapmış bir paşa vardı. Öyle karasızdı ki bir iş yapacak olsa şöyle mi yapsam böyle mi yapsam, bir yere gidecek olsa şuradan mı gitsem buradan mı gitsem diye düşünene kadar saatler geçerdi. Bir gün bu paşa bir köşk yaptırmak istedi. Ve ülkenin tek mimarını çağırarak ‘bana…
-
İnsan ve Zaman: Geçmiş, Şimdi ve Gelecek Arasında Parçalanmışlık
“Zamanın içinde yaşadığımız bir yanılsamadır; hakikat şudur ki, bizler zamanın kendi gövdemizde çatırdadığı o karanlık boşluğa fırlatılmış, dikiş yerlerinden sökülen özneleriz.” İnsan kendini zamanın akışına bırakmış bir figür sanır; oysa zaman, insanın kendi içindeki o karanlık odalarda çatırdamaktadır ve bizler, bu çatlağın sızdırdığı geçmişin ve geleceğin birbirine dolandığı o tekinsiz boşlukta, kendi varoluşunu her an yeniden inşa etmeye mahkûm edilmiş sarsık mimarlarız. Bu inşa süreci, sadece bugünü kurmakla yetinmez; her tuğla, her dokunuş geçmişin harabelerini yeniden yapılandırma çabasıdır. Çünkü anlam, çoğu zaman bir olayda değil, o olayın bellekte bıraktığı tortudadır ve işte tam orada, geçmişin hiçbir zaman yalnızca “geçmiş” olmadığı bir bölge başlar. Zihin geriye döndüğünde, hatırlamaz; kurar. Geçmiş, yaşandığı…


